Diş sağlığı

Sağlık hakkında herşey..

  • Pages

  • Google

Archive for the ‘Genel’ Category

sinir krizinin belirtileri

Posted by admin On Eylül - 6 - 2010ADD COMMENTS

sinir krizinin belirtileri ile ilgili olarak yazılanlar, sinir krizinin belirtileri ne işe yarar şeklindeki meselelere bakabilirsiniz.

Sinir Krizi

Aşırı derecede sinirlenme ve sonucunda gözü hiç bir şey görmeden tüm dış dünyaya meydan okuma halidir.

sinir krizi
esnasında aslında kriz geçiren sinirlerimiz değil, adrenal
bezlerimizdir. Yüksek oranda stres, bir sinir krizinin temel
nedenidir. Stres, sadece bizi sinirlendiren, canımızı sıkan veya aşırı
derecede heyecanlandıran olaylardan kaynaklanmaz. Günlük
yaşantımızda meydana gelen birtakım alışkanlık değişimleri (beslenme
veya uyku düzeni değişiklikleri gibi), bir yerden başka bir yere
taşınma ve Hava değişimleri gibi birçok olay, stres sebebidir.

Stres nedeniyle, “GAS-Genel Adaptasyon
(Uyum) Sendromu” adı verilen bir dizi fizyolojik değişim
tetiklenir. Bu sendrom 3 aşama içerir: 1) Alarm, 2) Karşı koyma,
ve 3) Patlama.

Gebelikte Beslenme Nasıl Olmalı?

Posted by admin On Eylül - 3 - 2010ADD COMMENTS

Anne hem kendi hem de bebek için beslenmesine dikkat etmelidir. Gebe kadının her zamankinden daha çok bakıma ihtiyacı vardır. Bu bakım direk olarak önce annenin sağlığını daha sonra da bebeğin sağlığını etkiler.

/>

Gebelikte Beslenme Nasıl Olmalı?

Anne yeterli ve dengeli beslenmelidir. Ancak fazla beslenme fayda değil zarar verir. Çünkü kilo alınacağından doğum zorlaşabilir. Bebek tüm besin ihtiyaçlarını anneden karşılayacağı için anne iyi beslenmelidir. Aksi takdirde bebek ihtiyaçlarını annenin vücudundaki depolardan karşılar. Böyle olduğunda anne güçsüz kalır, dokuları yıkılmaya başlar ve hem anne hem bebek zarar görür.

Gebelikte Beslenmenin Önemi

Eğer gebelikte anne iyi beslenmezse doğumdan sonra hastalanma riski yüksektir. Bebeğin gelişimi tamamen annenin beslenmesine bağlıdır. Bu yüzden anne her türlü besin maddesini yemelidir. Ancak bazı besin maddeleri mutlaka tüketilmelidir. Bunların başında süt, yumurta, et ve sebzeler gelir. Bunlardan az ve öz, yeteri kadar yenmelidir. Her şeyin fazlası zarar oluğu gibi fazla tüketilen besin maddeleri de zararlıdır. Tahıl, un, yağ, şeker gibi besinlerde hamilelik boyunca tüketilmelidir. Tavuk eti ve balık da beslenmede önemli yer tutar. Alkol ve sigara asla alınmaması gerekir. Alkol çocuğun anormal ya da ölü doğmasına, sigara ise erken doğum ya da bebeğin normalden daha küçük doğmasına neden olur. İlaç tüketimi ise doktor kontrolü dışında asla olmamalıdır.

Annenin tükettiği besin maddeleri bebeğin gelişimine etki eder. Hamile kadının tükettiği süt ve süt ürünleri (protein, kalsiyum ve vitamin içerir) bebeğin kemik, göz ve diş gelişiminde önemli rol oynar. Bunun yanında et ve süt ürünlerinde bulunan protein, demir ve vitaminler bebeğin kas, kan, beyin gelişimini etkiler. Sebze ve meyveler (c vitamini) gözler, kan ve deri, ekmek ve tahıllar( B vitamini ) ise bebeğin büyümesini sağlar. Adaçayı, ıhlamur ya da açık bir çay içmek de faydalıdır.

Bebeğin bedensel ve zihinsel gelişimi için protein alması şarttır. Protein eksikliğinde, bebeğin direnci azalır ve bedensel ya da zihinsel geriliğe yol açar. Hamilelikte bir diğer önemli sorunda kansızlıktır. Buda demir eksikliğinden kaynaklanan bir sorundur. Bu yüzden gebe kadın demir bakımından zengin olan; et, karaciğer, dalak, yumurta, pekmez, susam ve fındık gibi besinleri bol bol tüketmelidir. Bunun yanında bebekte kemiklerin iyi bir şekilde gelişmesi için de kalsiyum şarttır. Kalsiyum eksikliği annede olduğu kadar bebekte de rahatsızlıklara yol açar. Ancak fazla almak her zamanki gibi zararlıdır. Süt ve süt ürünleri kalsiyum açısından zengin besinlerdir. Anne ve bebeğin sağlığı açısından ek mineral ve vitaminde alınması gerekir.

Gebelik ve Temizliğin Önemi

Hamile bir kadın beslenmesi kadar temizliğine de özen göstermelidir. Bakımlı olmak annenin ruh sağlığını olumlu yönde etkiler. Anne her gün banyo yapabilir ancak anne bazı tedbirler almalıdır. Bu hem anne hem bebek sağlığı açısından önemlidir. Banyo yapılırken yıkanılan su her zaman vücut sıcaklığından biraz üstünde olmalıdır ki yani buda 37-38 derece arasıdır. Banyo uzun süreli olmamalı yoksa kanamalar olabilir. En iyi süre 10 -15 dakika arasıdır. Kaygan zemine dikkat edilmeli, ayakaltına bir bez koyarak önlem alınmalıdır. Her geçen gün vücut ağırlaşacağından ileri zamanlarda banyo yapmak zor olabilir. O zamanda duş alınabilir. Tek başınayken banyo yapılmamalıdır. Banyo yapıldıktan sonra ise vücut iyice kurulanmalıdır. Annenin her yaptığı önce kendi, sonra bebek içindir.

soya soslu makarna

Posted by admin On Ağustos - 31 - 2010ADD COMMENTS

soya soslu makarna adına toparlanmış makaleler, soya soslu makarna ne şekilde yapılabilir.’),

soya soslu makarna konusundaki açıklamalar nelerdir, soya soslu makarna meselesini kapsayan bilgilere buradan bakabilirsiniz.

Öncelikle makarna tuzlu suda kaynatılır, daha sonra süzülür.

Diğer
taraftan halka halka doğranmış soğanlar tuz ilave edilerek
pembeleşinceye kadar kızartılır. Domates salçası ilave edilirek
biraz karıştırılır. Soyularak küp küp kesilmiş domatesler
ilave edilir 5-10 dk. kadar kapağı kapatılarak pişirilir. Karabiber,
soya sosu ve maydanoz ilave edilir.3 dakika kadar karıştırılır ve
haşlanmış makarna ile birlikte 5 dk. daha pişirilir.

afiyet olsun.

Varis tedavisi için evde bitkisel kür hazırlayabilirsiniz. Uzman Dr Feridun Kunak’ın varis tedavisi için önerdiği bitkisel kür:

20 tane at kestanesini mikserden geçirip toz haline getirin.
2 lt saf zeytinyağının içine koyun 1 hafta bekletin varisli bölgeye aşağıdan yukarıya masaj yapın.

saçlar için süper formül

Posted by admin On Ağustos - 26 - 2010ADD COMMENTS

Keldi merhem geliştirdi
Saçları dökülmeye başlayınca 23 yıl uğraşıp tamamen bitkisel bir losyon geliştiren Kuaför Erkan Aşa, saç dökülmesini durdurmayı ve dökülen saçları geri kazanmayı vaat ediyor.

5
Kelin merhemi olsa başına sürer’ atasözünü hayata geçiren kuaför Erkan Aşa, ürettiği tamamen bitkisel içerikli saç losyonuyla saçı dökülenlerin saçlarını geri kazandırmayı vaat ediyor. 24 sene önce saçlarını kaybetmeye başladığını fark eden ve denediği hiçbir yöntem işe yaramayınca kendi merhemini geliştirmeye karar veren kuaför Erkan Aşa yılların verdiği tecrübe ve araştırmalarının sonucunda ‘Surprisehair’ saç losyonunu geliştirdi. Çeşitli uzmanlardan da yardım alarak geliştirdiği ürününü yüzlerce kişinin hatta bazı ünlülerin kullandığını ve çok memnun kaldığını belirten Aşa, ‘Genç yaşta bu ürünü geliştirmiş olsaydım, benim saçlarımda da çok başarılı sonuçlar elde edebilirdim’ diyor. Zira saç dökülmesinin tedavisine ne kadar erken başlanırsa o kadar başarılı sonuçlar elde edildiğini söylüyor. Adaçayı, biberiye, papatya gibi tamamen bitkilerden elde ettiği losyonunu, üç günde bir kullanarak üç ayda özellikle kadınların çok iyi sonuçlar alacağını belirten Aşa, erkeklerde eğer saç hücreleri ölmemişse mevcut saçların dökülmesini durdurup, incelmiş tellerin de kalınlaşmasını sağlayarak saçların çok daha iyi duruma getirilebileceğini anlatıyor. Losyonunun temiz saça uygulandıktan sonra saçta iki gün kalması gerektiğini açıklayan Aşa, alerji riski bulunmayan bitkilerden ürettiği, Sağlık Bakanlığı onaylı Surprisehair’ı herkesin rahatlıkla kullanabileceğini dile getiriyor. Erkeklere saç hücreleri ölmeden Surprisehair kullanmalarını öneren Aşa, ürünü kullanırken beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çiziyor: ‘Dengeli beslenmek, sigara ve stresten uzak durmak çok daha etkili sonuçlar alınmasını sağlıyor. Özellikle beslenmede dikkat edilecek nokta, mevsim sebze ve meyveleriyle beslenmek. Hormonlu gıdalar saça da olumsuz etki ediyor.’

SAÇLARIN DÖKÜLMEMESİ İÇİN
Saçın sağlığı açısından kadınları, saç rengiyle çok oynamamaları konusunda uyaran Aşa, diğer dikkat edilmesi gereken noktaları da şöyle sıralıyor: ‘Saçınızın rengini en az 6 aydan önce değiştirmeyin. Jöleyi saçınızda bırakmayın akşam mutlaka yıkayın. Şampuanı içme suyuyla sulandırıp kullanın. Saç diplerinizi çok sert darbelerle yıkamayın. Çok sıcak suyla değil, ılık suyla köpürterek hafif masaj yaparak yıkayın. Tararken çok sert davranmayın. Uçlardan başlayarak tarayın. En çok yapılan hatalardan biri de elinizle sürekli saçınızla oynamak. Bu saçı yıprattığı gibi erken yağlanmasına sebep oluyor. Ayrıca eldeki bakterilerin saça geçip dökülmesini hızlandırıyor.’
Danışma için tel: (0212) 258 81 04

AYSUN ÖZ KAŞİ
akşam gazetesi

__ yazısı ile ilgili cevaplar, Metabolizması yavaş çalışanlar daha mı kolay kilo alır konusu için yapılan ifadeleri okuyabilirsiniz.’),

Metabolizma hızı vücutta düzenli kan pompalanmasına bağlı olarak vücudunuzun, organlarınızın harcadığı enerji demektir. Hiç hareket etmeden harcadığınız enerji metabolik enerjidir. İnsanlar uyku halinde bile enerji harcalar. Bu da metabolizma hızıyla ilgilidir ve metabolik enerjidir. Ayrıca aktiviteler, spor yaparakta enerji harcanabilir ama metabolik enerji harcamak direk organlarınızın çalışmasıyla birlikte ortaya çıkan enerji verimidir.

Metabolik hız kişiden kişiye değişmektedir. Örneğin çocuklarda çok hızlıdır. Çocuklar çok hareketli olduklarından buna bağlı olarak metabolizmalarıda hızlıdır. Yaş ilerledikçe özellikle ergenlik çağına girdikten sonra metabolizma yavaşlamaya başlar. Orta yaşlarda daha da yavaşlar ve artık yaşlılıkla beraber metabolizma hızı tamamen yavaşlamıştır. O yüzden kişilerde bayan ve erkek olmak koşuluyla metabolizma hızı kişiden kişiye değişir. Erkeklerde daha hızlıdır kadınlarda ise daha yavaştır.

Metabolizması yavaş işleyen insanlar elbette ki daha hızlı kilo alırlar. Çünkü aldıkları enerjiyi yeterince harcayamazlar ve bu kişilerde kilo alımı metabolizması normal olan kişilerden daha fazladır.

YORGUNLUKTAN KURTULMAK VE ENERJİNİZİ ATTIRMAK İÇİN adına yazılmış olan yazılar, YORGUNLUKTAN KURTULMAK VE ENERJİNİZİ ATTIRMAK İÇİN nasıl ve ne şekilde yapılabilir.’),

Yorgunluktan kurtularak enerjinizi arttırmanın yolları nelerdir ?

Artık, doktora başvuranlardan nerdeyse her iki kişiden birinin yorgunluk, halsizlik, enerji kaybı benzeri ortak şikayetleri olmakatadır. Kronikleşen hastalıklar, vitamin eksikliği, mineral kaybı ya da eksikliğinin yol açtığı beslenme bozuklukları, hormonlarla ilgili düzensizlikler ve dengesizlikler, nörolojik sorunlar ya da kalp-damar rahatsızlıkları vb. nedenlerden kaynaklanmadığı doktorunuz tarafından onaylanan enerji kayıpları,yorgunluklar ve halsizliklerde pek çok kez tedavi eczanelerde değil, kendi kendinizin doktoru olmanızdadır.

Enerji verici ve yorgunluk giderici olarak tavsiye edilen ilaçlardan doğa üstü şeyler beklemeyin.“Yorgunluk destekleyiciler ” arasında, etkinliği bakımından fikir birliğine varılmış olan en güçlü doğal bitkisel ürün “ginseng”tir. Ginseng’in ardından, NADH, koenzim Q-10, DHEA, magnezyum ve B grubu vitaminler izler.

Tüm bu desteklerin yanında, hayat tarzımızda yapacağınız minik değişikliklerle de yorgunluk hissi azaltılabilir. Özellikle kaygıdan, korkudan kaynaklanan duyguları yönetebilmek veya güven duyulan kişilerle paylaşmak, olaylara olumlu açılardan bakmayı becerebilmek olağanüstü etkili.

Bazıları yoga, meditasyon, hipnoz ya da tai-chi tekniklerinden faydalanmayı öneriyor. Biz, çoğu hastamıza, yaşamlarını gözden geçirmelerini, stres yarattığını düşündükleri durumları ve o anki duygularını anlatan notlar yazmalarını öneriyoruz.

Eve iş taşımamak, sosyalleşmeye daha çok zaman ayırmak da etkili. Sigarayı, alkolü, kafeinli içecekleri azaltmanın etkili olabileceğini düşünüyoruz. Dengeli ve nitelikli gıdaların tüketildiği bir beslenme planının katkısı tartışılmaz.

Aç kalmamak, sık ve az yemek, kan şekeri düşmelerinden (hipoglisemi) korunmak önemli. Biz sebzeleri, meyveleri, tam tahılları ve balığı; aralarda ceviz, fındık, kuru meyveler veya taze meyve dilimlerini öneriyoruz. Öğle yemeklerini hafifletmeyi öğle saatlerinde asla alkol almamayı vurguluyoruz. Bol ve sık su içmeyi faydalı buluyoruz.

Çok etkili bulduğumuz doğal bir yorgunluk giderici ilaç da düzenli fiziksel aktivite. Özellikle açık havada yapılan yürüyüşlerin birer enerji üreticisi gibi çalıştığını düşünüyoruz. /HÜRRİYET/

iştah açıcı yiyecekler nelerdir.

Posted by admin On Ağustos - 17 - 2010ADD COMMENTS

iştah açıcı yiyecekler nelerdir. hakkında yapılan tanımlamalara bakabilir, iştah açıcı yiyecekler nelerdir. ile ilglili daha çok detaya sitemizden ulaşabilirsiniz.’);

İştahın kapalı olmasının başka sebepleri de olabilir mutlaka doktora gidilmelidir.
iştah açıcı besinlerden bazılarını söyleyelim.

Tuz: İştahın açılmasına yardımcıdır. Bu nedenle tuzlu bir besinin hemen ardından tatlı bir besin tüketme ihtiyacı hissedilir. Kan şekerindeki iniş çıkış gerçeği nedeniyle aşırı tuz tüketiminden uzak durulması gerekir.

Acı biber: Tüketildiğinde doygunluk hissinin anlaşılması zor oluyor.

Patates: Glisemik indeksi en yüksek besinler arasındadır.

Nohut: İştah açıcı özelliği bulunduğu için tüketimi haftada 3 porsiyonu (12 çorba kaşığı) geçmemeli.

Zayıflamaya Yardımcı 5 Yiyecek

Posted by admin On Ağustos - 14 - 2010ADD COMMENTS

Zayıflamaya Yardımcı 5 Yiyecek adlı yazımıza göz gezdirebilir, Zayıflamaya Yardımcı 5 Yiyecek dahası için arşivimizi inceleyebilirsiniz.’),

Brokoli ve Yaban mersini bedeni dengede tutar. Bu iki yiyeceği günlük diyetinize dahil edin ve kilolarınızdan kurtulmanın zevkini yaşayın.

Greyfurt: Uzmanlar yemekten önce yenilen yarım greyfurtun, kilo vermeye yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Buna göre greyfurt kapsülleri, greyfurt suları içmek ve greyfurt yemek kilo vermede çok etkili.

Balkabağı: En iyi kilo verdirebilecek besinler arasındadır. Uzun süre konserve halinde saklanılmış balkabağında yüksek oranda lif vardır ve buna karşılık 40 kalori kadar düşük bir kalori oranına sahiptir. Uzun araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilere göre, lifler insan sağlığı için çok önemlidir ve kilo düzenlenmesinde de büyük yararları bulunur. Balkabağı dünyada yetiştirilmesi en kolay sebzelerdendir.

Yeşil çay: Besin değeri taşımayan bitki kilo vermenizi hızlandırır ve incelmenizde çok yardımcı olur. Yüksek oranda antioksidan içerir, kalp sağlığımızı destekler. Metabolizmayı hızlandırır, yağ oksidasyonunu artırır.



SİSTİT NEDİR, KADINLARDA SİSTİT ENFEKSİYONLARI VE TEDAVİSİ ne işe yarar, SİSTİT NEDİR, KADINLARDA SİSTİT ENFEKSİYONLARI VE TEDAVİSİ nerelerde kullanılabilir gibi soruların yanıtlarını sitemizde bulabilirsiniz.’),

Üriner sistem enfeksiyonu olan sistitin en sık kadınlarda görüldüğünü belirten, “Kadınlarda görülen enfeksiyonların yüzde 40′ından sistit sorumludur ve kadınların yüzde 20’si yaşamları boyunca en az bir kez sistit olurlar” diye devam eden Prof. Dr. Ali Ergen şunları ekledi:

Hastalığın genellikle 20-40 yaş arasında ve menopoz sonrasında sık görüldüğünü ifade eden Ergen, bazı faktörlerin hastalığın oluşumunda etkili olduğunu bildirdi. Ergen, “İdrar sondası kullanımı, hamilelik, diyabet, genital hijyene dikkat edilmemesi, önceden geçirilmiş felç gibi mesane boşalmasını engelleyebilecek durumlar, yaşlılığın ve idrar yolunda çeşitli nedenlerle oluşan daralma veya tıkanmalar, sistit oluşumunu tetikleyebilir” uyarısında bulundu.

İdrar yaparken yanma hissine dikkat

Ergen, idrar yaparken yanma ve sızının, sistitin en önemli belirtisi olduğuna dikkati çekerek, “sık idrara çıkma, bazen idrardan kan gelme, ağrının kasıklara ve makat kısmına yayılması, idrarın kötü kokulu olması, ilişki esnasında hissedilen ağrıların hastalığın habercileri” olduğunu bildirdi.

Sistitin, erken dönemde ve uygun biçimde tedavi edildiğinde çok önemli bir hastalık olmadığını belirten Ergen, “Tedavi edilmediğinde mesanenin koruyucu döşemesi bozulabilir, şikayetler kronik hale gelebilir” dedi.

Ergen, tanı için idrar kültüründe üreyen mikroorganizma için duyarlılık testi yapıldığını anlatarak, uygun antibiyotik kullanımı ile enfeksiyonun 5-7 gün içinde tedavi edildiğini söyledi.

Antibiyotik tedavisiyle birlikte bol sıvı alınması, kafein içeren içeceklerin diyetten çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ergen, sıcak su uygulamasının da spazmı önlediği için faydalı olduğunu kaydetti. /hürriyet/